Zehirlendiğimizi nasıl anlarız

Akdeniz Üniversitesi (A.Ü) Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayhan Topuz, sıcak yaz aylarında kalorisi yüksek, ağır, yağlı, karbonhidratlı gıdaların zehirlenmelere neden olabileceğini belirterek bunların yerine, meyve, sebze ağırlıklı yiyeceklerin tüketilmesi gerektiğini söyledi.

Doç. Dr. Topuz,yaptığı açıklamada, yaz aylarında tüketilen et, süt, yumurta, tavuk, balık ve yumurtayla katkılanmış besinlerin, sıcaklığın etkisiyle gıda zehirlenmelerine yol açabileceğini belirtti.

Zehirlenmelerin önüne geçebilmek için toplumun bilinçli olması gerektiğini anlatan Topuz, tüketicilerin marketten aldıkları gıda ürünlerini öncelikle doğru bir şekilde muhafaza edebilmelerinin önemli olduğunu vurguladı.

Özellikle dondurulmuş ürünlerin kullanımında çok dikkatli ve bilinçli davranılması gerektiğinin altını çizen Topuz, şunları söyledi:

Marketten -18 santigrat derecede dondurulmuş ürün alınıyorsa, yine aynı ürün evde -18 santigrat derecede muhafaza edilmeli. Genelde kişi, buz dolabından ürünü alıyor ve çözülsün diye sıcak bir ortama bırakıyor. Uzun süre sıcakta bekleyen ürün, mikroorganizmaların çoğalmasına ve toksin üremesine neden oluyor. Ürün toksin ürettiği için biz daha sonra ne kadar pişirsek de zehirlenmeye yol açıyor.

Bunların yapılmaması halinde ürünün insan sağlığı açısından riskli noktalara geleceğini belirten Topuz, gıdaları tüketirken temizliğin de büyük önem taşıdığına işaret etti. Yemeklerin hazırlanması ve tüketilmesi sırasındaki hijyene önem verilmesi gerektiğini anlatan Topuz, “Sıcak suyla sabunla ya da özel dezenfeksiyonlarla ve en az 30 saniye süreyle mutlaka ellerin temizlenmesi gerekiyor” dedi.

BEBEKLER, HAMİLELER VE YAŞLILAR DAHA ÇOK RİSK ALTINDA

Yaz aylarında oluşan gıda zehirlenmelerinde risk faktörlerinin kişiden kişiye değişitiğini de söyleyen Topuz, “Kişilerin bağışıklık sisteminin güçlü ve mikroorganizmalara dirençli olması, riskleri ortadan kaldırır” dedi.

Zehirlenmelerden özellikle, bebekler, yaşlılar, hamileler gibi bağışıklık sistemi hassas olan kişilerin daha çok etkilendiğini, ayrıca kemoterapi, ışın tedavisi gibi ağır tedavi koşullarının uygulandığı, bağışıklık sistemi zayıf olan tüketici gruplarında da zehirlenmelerin ağır neticelere neden olabileceğini belirtti.

ZEHİRLENDİĞİMİZİ NASIL ANLARIZ

Gıda zehirlenmellerinde, bulantı, kusma ve ishal gibi üç ana belirti olduğunu söyleyen Topuz, “ileri aşamalarda ise ateş, baş ağrısı, karın krampları gibi belirtiler görülmektedir. Zehirlenme belirtileri, tüketilen gıda grubuna ve mikroorganizmanın cinsine bağlı olarak 30 dakika sonra da görülebilirken, belirtiler 72 saate kadar uzayabiliyor” diye konuştu.

Zehirlenmenin hafif seyrettiği koşullarda, bulantı olduğu takdirde çözümün bir sağlık kuruluşuna gitmenin olmadığını belirten Topuz, “vücut bir mikroorganizmayı, toksini aldığı zaman bunları atmak isteyecektir. Bunu da ya kusarak yapacak ya da ishalle atacak. Bu yüzden birden bulantıyı kesmenin, ishali bastırmanın çareleri aranmamalı” dedi.

Zehirlenme belirtilerinin iki günden fazla seyrettiği zaman problem olduğunu belirten Topuz, “böyle durumlarda kişi bir an önce bir sağlık kuruluşuna gitmelidir. Ayrıca hemen hekime başvurulması gereken kanlı ishal, ishalle beraber yoğun boyun ağrıları ve şiddetli ateş gibi durumlar da hekime gitmeyi gerektiren durumlardır” ifadeseni kullandı.