Sedef hastası cinsellikte sorun yaşıyor

Sedeflilerin yüzde 84’ü sportif faaliyetler kaçıyor, yüzde 83’ü hastalıklarını saklıyor, yüzde 74’ünün özgüven sorunu bulunuyor, yarıya yakını ise depresyon sınırında dolaşıyor. İşte sedef hastalığı ve sedef hastasının zorlukları…

Psoriasis yani sedef plak diye adlandırılan, kalın, kırmızı ve pullu beneklerden oluşan kronik bir hastalık olarak tanımlanıyor ve bu hastalığı bir daha çıkmamak üzere yok etmenin şimdilik mümkün omadığına dikkat çekiliyor. Buna rağmen, hastalıksız bir yaşam sürdürmenin mümkün olduğunu söyleyen Gazi Üniv. Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nilsel İlter, ” Hastalık tedavi edilebilir fakat tekrarı önlenemez” diyor.

HERKESE FARKLI TEDAVİ

Farklı klinik özelliklere sahip tipleri olan sedefin tedavisi kişiden kişiye farklılık gösteriyor. Bu tedavinin klinik tip, yerleşim yeri ve alanı, şiddet, yaş ve hasta geçmişine bağlı olarak planlanması gerekiyor. Birinci hedefin deride sedefin neden olduğu kalınlık, kırmızılık, pullanma ve kaşınmayı azaltmak olduğu belirtiliyor. Bunun için deriye uygulanan topikal kremler, fototerapi (çeşitli dalga boylarında ışık ile tedavi) ve oral/enjeksiyon/enfüzyon ile uygulanan sistemik ilaçlar bulunuyor.

GENETİK YATKINLIK ÇEVRESEL FAKTÖRLERLE TETİKLENİYOR
Hastalıkta hem genetiğin hem de stresin etkisi olduğuna dikkat çekiliyor. Psoriasisli kişilerin yaklaşık yüzde 30’unda hastalık aile geçmişlerinde bulunuyor. Ayrıca bazı genler psoriasisle ilişkilendiriliyor. Ancak, hastalık bir çevresel faktörün tetiklenmesi durumunda ortaya çıkıyor. Tetikleyiciler arasında, yaşamdaki stresli olaylar, bazı virüs ve bakterilerden kaynaklanan enfeksiyonlar, deri yaralanmaları ve bazı ilaçlar yer alıyor.

SEDEF HASTALARININ YÜZDE 15′ İ ÇOCUK
Ebeveynlerinden biri bu hastalığa yakalanan çocuklarda da sedef hastalığının görülme olasılığının yüzde 10 olduğu belirtiliyor. Dünyada sedef hastalarının yaklaşık yüzde 15’ini ise 10 yaş altı çocuklar oluşturuyor. Sedef hastalığının görülme sıklığı dünyada ve ülkemizde artmasa da günümüzde daha fazla hastanın tedavi için başvurduğu ve tanı aldığı belirtiliyor. Dünya genelinde 125 milyonu aşkın sedef hastası bulunuyor.

STRES VE SEDEF BİRBİRİNİ ARTIRARAK KISIRDÖNGÜ OLUŞTURUYOR

Stres ve sedef arasındaki ilişki bir kısırdöngü olarak tanımlanıyor ve her ikisinin de birbirini artırdığına dikkat çekiliyor. Deride görülen lezyonlar kişinin yaşam kalitesini etkileyerek stres yaratıyor. Ayrıca, sedefli kişilerin; az egzersiz, kötü diyet, aşırı alkol ve sigara kullanımı gibi olumsuz yaşam stili tercihleri olduğu görülüyor. Sedef, psöriyatik artrit, kardiyovasküler hastalık, metabolik sendrom ve Crohn hastalığı gibi bir dizi ciddi sağlık sorunlarının artan gelişme riskiyle de ilişkilendiriliyor ve bunlar psoriasisli kişilerin üzerine ek bir yük getirerek yaşam seçimlerini daha da sınırlayabiliyor.

SEDEF HASTALARININ YAKLAŞIK DÖRTTE BİRİNDE DEPRESYON VAR
Psoriasisle yaşayanlar genelde deri hastalıklarından dolayı damgalandıklarını hissettiklerini bildiriyorlar. Halktan gelen reaksiyonların sonucunda bu kişilerin öz saygıları ve özgüvenleri düşük olabiliyor ve psikolojik sıkıntı anlamlı düzeyde depresyona, artan endişeye ve sosyal kopuklukla soyutlanmaya neden olabiliyor. Yapılan çalışmalar, psoriasis hastalarının yaklaşık dörtte birinde depresyon bulunduğunu ortaya koyuyor. Hasalık, özellikle geniş yüzeyleri tuttuğunda hastalar, zaman zaman toplumda bu hastalıkla ilgili yanlış inanışlar ve yönlendirmelerden dolayı dışlanabiliyorlar. Bu da hastaların sosyal aktivitelerini sınırlamasına, ailelerinden ve arkadaşlarından soyutlanabilmesine neden olabiliyoir. Yani, psoriasisli olmak insanların kariyer tercihlerini, ilişkilerini ve zihinsel sağlıklarını etkileyebiliyor.

KRONİK HASTALIĞI OLANLARDA DAHA SIK GÖRÜLÜR
Sedef hastalığı obezite, hipertansiyon, şeker hastalığı ve koroner kalp hastalığı olanlarda daha sık görülüyor. Ayrıca pek çok ilacın sedef hastalığını başlatma veya artırma etkisi bulunuyor. Sigara ise hastalıkta önemli bir risk faktörü olarak görülüyor.

BEBEKLERDE DE GÖRÜLÜYOR

Hastalık en çok 16 – 22 ve 52 – 60 yaş aralığında ortaya çıkmasına karşın, bebeklik ve çocukluk dahil olmak üzere her yaşta başlayabiliyor. Aktif dönemde olmayan sedef hastalarında güneş abartılmamak ve kontrollü olmak koşuluyla faydalı bulunuyor. Aktif dönemdeki bir hastanın ise lezyonları arttırabiliyor. Buna ancak bir dermatoloji uzmanı karar verebiliyor.

Sedefte doğru bilinen yanlışlar
* Sedef Hastalığı nadir görülen bir hastalıktır – YANLIŞ
* Tedavisi yoktur -YANLIŞ
* Sağlıklı bir yaşam sürdürülmesi durumunda kendi kendine geçer – YANLIŞ
* Bulaşıcıdır -YANLIŞ
* Anne veya babasında sedef olan biri mutlaka sedef olur – YANLIŞ
* Hastalık sadece deriyi tutar – YANLIŞ
* Bu hastalık sadece görüntüyü bozar- YANLIŞ
* Sedef hastalığı koca karı ilaçlarıyla daha iyi tedavi olur – YANLIŞ

Sürekli bastırılan duygular sedef nedeni
Yeditepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü Uzman Klinik Psikolog Serap Altekin, sedefin psikolojik faktörlerin tetikleyici ve alevlendirici nitelikte olduğu bir dermotolojik hastalık olduğunu söylüyor. Kızgınlık ve öfkenin tanınmaması, adlandırılmaması, davranış ve deneyimlerle ilişkilendirilememesi, sürekli bastırılması ve dışa vurulamaması anlamına gelen aleksitimia hastalığı, sedef hastalığında çok önemli bir bileşen olarak görülüyor. Bu durum, zamanla kronik bir strese neden oluyor. Stres, sedef hastalığının başlangıcında tetikleyici, o hastalığın ilerleyen fazlarında ise alevlendirici nitelikte belirtileriyle dikkat çekiyor. Bu bağlamda hastalık yönetimde hasta ve hasta yakınları ile takım çalışmasının büyük önemi bulunuyor.

SEDEFLİ KİŞİLERİN
* Yüzde 84’ü sportif faaliyetlerden kaçınıyor
* Yüzde 83’ü hastalıklarını saklama ihtiyacı duyuyor
* Yüzde74’ünün özgüveni azalmıştır
* Yüzde 46’sı kronik olarak depresyondadır
* Yüzde 35’i cinsel ilişkilerinde kendilerini sınırlanmış hissediyor
* Yüzde 23’ü sedefin kariyer seçimlerini etkilediğini düşünüyor.