Metropol kadınları

Bazen ince uzun, bazen platform ama daima topluklu, babet dedikleri dümdüz tabanlar da zaman zaman revaşta olsa da vazgeçilmez ikilidir topukluları ve metropol kadınları.

Çoğu zamana en büyük sorunlarıansızın kırılan tırnaklarıdır. Her zaman bakımlı olmak zorundadırlar çünkü. Bazen düz bazen yataktan kalkmış hissi veren dağınık saçlarla adım atarlar sokağa ama her daim usta bir kuaför elinden çıkmıştır onların saçları.
Her zaman aç gezmek zorundadırlar çünkü bir gram fazla kiloya tahammülleri yoktur. Yoğunlardır çoğunlukla, iş hayatının tam içinde yer alırlar, kendilerine güvenleri sonsuz gibi görünür ama kadınlardır nihayetinde.

Bazen bir ekranda şiddete uğradıklarını söylerler, gözyaşlarının eşliğinde. Bazen de

bir uçakta şiddet mağduru olmuşlardır, diğer yolcuların şahitliğinde. Ya dört duvar içinde yaşadıkları… Onları anlatamazlar genelde. Yediremezler kendilerine çünkü. Ama en nihayetinde kadınlardır ve güçleri şiddet görmelerini engellemeye yetmez.

Metropollerin güzel kadınlarıdır onlar, modanın en önde gelen takipçileri… Yeniliklerin habercileridir ama kadındırlar. Dünyanın neresinde olursa olsun şiddetin ilk kurbanlarını oluştururlar. Metropollerin şahşahalı hayatlarını da yaşasalar her hangi bir şekilde şiddete maruz kalmışlar, sineye çekmişler ve yok saymışlardır yaşadıklarını.

Güneşli bir günde ince uzun topukluları, zarif bedenleri ile karşımda duruyordu metropolün güzel kadınlarından birkaçı. Yanımdan geçip uzaklaştılar bense arkalarından bakıyordum biraz acıyarak bir öfkeli gözlerle.