Mert Fırat özel röportaj

KADINVEKADIN.net/BurcuÖZEN

Mert Fırat; ayakta alkışlanacak kadar iyi işler başarmış, ‘Yılın Oyuncusu Ödülü’nü kapmış, Başka Dilde Aşk ve Atlıkarınca filmleriyle nefesleri kesmiş ve bunların hepsine rağmen hala mütevazı kalmayı başarabilmiş bir oyuncu…

Mert Fırat’la bir yerde karşılaşırsanız size hatrınızı sorup gülümserse şaşırmayın. Çünkü o kendisine duvar örenlerden, tanınmamak için ‘siyah gözlük’ takanlardan değil; gülümsemesi de kişiliği kadar içten ve gerçek…

Şimdi söz oyunculuğu iş olarak görmenin ötesine geçmiş, aşkı için İsveç’lere gitmiş, bir ev almayı garantilemektense, yaşamı garantilemeyi seçmiş, hayatının her döneminde çalışmış ve çalışmaya da devam eden Mert Fırat’ta!

Aklınızda hep oyuncu olmak varmış, aileniz ne dedi?

Babam ses sanatçısı olmasına rağmen istemedi. Çünkü oyunculuk çok da getirisi olan bir iş değildi. O dönemde oyunculuktan para kazanamıyordunuz. Ama ben ısrar ettim. Yavaş yavaş sektörleşmeyle para kazanmaya başladık.

Diyorsunuz ki bütün zorluklara rağmen o alkış ve atmosfer her şeye değiyor…

Sadece alkış değil aslında, oynamak, heyecan daha fazla tetikliyor. Dolayısıyla bu heyecanı her zaman taşımak önemli, geçici bir heves değil. Ama bunun büyüsüne kapılmayı doğru bulmuyorum. Evet başka meslek gruplarına göre daha göz önündeyiz. Ama düşüş de yaşayabilir sanatçı yükselişte ve bu yüzden küsmemesi gerekiyor.

Yaşamı garantilemek ne demek?

Benim isteğim istediğim zaman sinemaya, tiyatroya gitmek… Yani çok paralara bir ev almak yerine daha basit yaşamayı başarabilmek…

Evlilik aşkı öldürüyor mu?

O kişiden kişiye değişiyor. Bazı çiftleri daha da körüklüyor. İlişkideki kişilere bağlı…

Aşk gözünüzü kör ediyormuş, İsveç’e gitme hikayeniz de var. Şimdi olsa yaparmıydınız?

Şimdi bu kadar sorumluluğum var, devam ettiğim projelerim var. Galiba büyümek böyle bir şey. Ben İsveç’e 18 yaşında gitmiştim ve hiçbir sorumluluğum yoktu.

İş sizin için aşkın önüne mi geçti?

O kadar yoğunum ki, biraz öyle oldu denilebilir. Ama ben bunu zaten iş olarak görmüyorum, yaşam tarzı oyunculuk benim için…

Başka Dille Aşk çok fazla ödül aldı ve siz işitme engelli birini çok iyi hissettirdiniz bize, bunu nasıl başardınız?

Bu kadar hissetmemin sebeplerinden biri de orta okulla Seda diye işitme engelli bir arkadaşımın olmasıydı. Onunla üç yılımız geçti, ondan etkilenmiş olabilirim.

Dedemin İnsanları için 10 kilo vermişsiniz, ne yaptınız?

Evet göç eden bir adamı canlandırıyordum ve perişan görünmem gerekiyordu. 3 ana öğün 3 ara öğün yemeye dikkat ettim. Karbonhidrat ve şeker oranı dengeli beslendim.

Mert Fırat nasıl kadınlardan hoşlanır? Şişman olması benim için farketmez demişsiniz.

Önemli olan anlaşmak. Bana sağır ve dilsiz biriyle de olur musunuz demişlerdi. Olurum dedim. Yani bu arada geçen duygulara bağlı. Biri kilolu da olsa kişiliği daha önemlidir.

Kadınlarda sizi çeken bir koku var mı?

Çiçekli hafif ve bahar kokularını seviyorum.

Mert Fırat röportajını izlemek için tıklayın…