Kışlık gıda hazırlıklarına başladı

Hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyrettiği günlerde de, kış mevsimi düşünenler hazırlıklara koyuldu. Kırklareli merkez ve köylerinde yaşamlarını sürdüren kadınlar imece usulüyle, kış mevsiminde tüketmek üzere hamur işleri, sebze ve meyve kurutma ile salça yapımına başladı. Kırklareli’de elektriğin, buzdolabının ve ulaşımın olmadığı dönemlerde kış mevsiminde tüketilmek üzere son baharda gıda ürünlerinin hazırlanması geleneği günümüzde de kırsal kesimde ve dar gelirli aileler tarafından sürdürülüyor.

Kırklareli Üniversitesi Pınarhisar Meslek Yüksekokulu’nda öğretim görevlisi Ali Çakır, Kırklareli’de geleneksel kış hazırlığının yaz sonu, sonbahar başında başladığını, çünkü bu ayların sebze ve meyvenin en bol olduğu dönemler olduğunu söyledi.

KIŞA HAZIRLIK KONSERVELER İÇİN TIKLAYIN…

Bu dönemde kış boyunca yenecek olan tüm gıdaların hazırlığının yapıldığını ve hazırlıkların ilk önce malzemelerin tedarik edilmesiyle başlandığını ifade eden Çakır, gıdaların hazırlık sürecini şöyle anlattı:
Hazırlıklar köydeki kadınların bir araya gelmesi, imece usulü, neşe içerisinde ve sohbet ortamında her gün bir haneye gidilerek yapılır. Kış için kuskus yapılacaksa buna ‘aş yapmaya gidiyoruz’ denir. Aş yapmaya hangi haneye gidilirse o hane sahibi tarafından imeceye gelenlerin karnı doyurulur. Kış hazırlığı için imeceye gidenler yanlarında sofra, kuskus teknesi, bıçak, kalbur gibi malzemelerini de yapılan hazırlığın türüne göre götürürler. Tüm bu hareketlilik köy hayatının önemli bir sosyalleşme olgusudur.

-KIŞIN TÜKETİLEN ÜRÜN ÇEŞİTLERİ-

Kışın tüketilen gıdaların başında hamur işlerinin geldiğini ifade eden Çakır, “Kış hazırlığı olarak yapılan hamur işleri kesme, kuskus, kulak, saçaklı, kırma yufka, kışlık pazı ve orak aşıdır. Kışın tüketilen başlıca gıdalardan biri de tarhanadır. Tarhana soğuk kış aylarında kahvaltılarının olmazsa olmazıdır.
Hastalıklara karşı bir nevi doğal ilaçtır. Kurutulan gıdalar içerisinde baharat olarak kullanılan kuzu otu (tavuk otu), nane, pul biber öne çıkmaktadır. Kahvaltılarda tereyağlı ekmeğin üzerine dökülen kokulu tuz (kahvaltılık) ise yöreye özgü bir çeşnidir. Sebzelerden acı biber, tatlı biber ve domates kurutularak kışın sofralarda yerini alır. Özellikle kurutulmuş acı biber bakliyat yemeklerinin önemli bir lezzetlendiricisidir” diye konuştu.

-ENERJİ KAYNAĞI KOMPOSTOLAR-

Kış sofralarının vazgeçilmez enerji kaynakları arasında kurutulmuş erik, ahlat ve elma kurularından yapılan kompostolar olduğunu hatırlatan Çakır, “Bir başka önemli enerji kaynağı ise yapılan pancar, üzüm ve karpuz pekmezleridir. Erik, kayısı, ayvadan yapılan pestiller de çocukların zevkle tükettiği gıdalardır. Bölgede yetişen kızılcık, vişne, kayısı ve ayvanın reçel ve marmelatları da yapılmaktadır. Soğuk kış gecelerinin eğlenceliği mısırdır. Mısırlar iplere dizilerek çatının saçaklarında kurutulur. Kurutulan mısırlar, kışın soba üzerinde tencerede patlatılarak yenildiği gibi tencere içerisinde haşlandıktan sonra üzerine şeker dökülerek de yenir” dedi.

-DİĞER KIŞLIK GIDA MADDELERİ-

Etten yapılan kavurma veya sızdırmanın kışın tüketilmek üzere saklandığını anlatan Çakır, şunları kaydetti:
“Bakliyat olarak ekilen fasulye, nohut, börülce ve yeşil mercimek kurutulduktan sonra bez torbalarda böceklenmemesi için itina ile saklanmaktadır. Günümüzde yapılmasa da eskiden herkes kendi bulgurunu kendi yapardı. Kış sofralarının vazgeçilmezlerinden biri de turşulardı. Turşular eskiden günümüzde olduğu gibi sirke ve limon ile kurulmazdı. Kendi ekşiliği ile kurulurdu. Saklama kabı olarak fıçılar kullanılırdı. Turşuya renk versin diye içine bir tane kırmızı pancar atmak adettendi. En tercih edilen turşular lahana, salatalık, yeşil domates, kelek, patlıcan ve biberdir. Fıçılara sadece turşu kurulmazdı. Yapılan peynirlerde salamuraya bu fıçılarda yatırılırdı.
Bağlarda üzüm kütüklerinin en üstünden sabah serinliğinde toplanan yapraklar kışın tüketilmek üzere salamuraya yatırılır. Yazın yemeklerin baş tacı domates kışın yerini salçaya bırakır. Domates ezildikten sonra kaynatılarak hazırlandığı gibi güneşte kurutularak da tuzlanıp salça haline getirilir. Kışın tüketilen içeceklerin başında üzüm, hardal tohumu ve vişne yaprağından elde edilen yöreye özgü hardaliye gelmektedir. Diğer içecekler ise kızılcık ve güvem suyudur. Eskiden değirmenlerde buğday unu, mısır unu öğütülürdü. Öğütülen buğday unu kışın daha ziyade ekmek, pide, gözleme, lokma yapımında, mısır unu da kaçamak yapımında kullanılırdı. Kırklareli’nin köylerinde yaşayan insanlar tüm bu hazırlıkları yaptıklarında kışı dışarıdan gıda gereksinimi duymadan çıkarabilmektedirler.

-KADINLAR YAPTIKLARIYLA MUTLU-

Kırklareli’nin İnece beldesinin Ulukonak Mahallesi’nde biber salçası yapmak üzere imece usülü çalışan kadınlar, yıllardır kış mevsiminde tüketecekleri gıda maddelerini kendilerinin hazırladıklarını söyledi.
Taze, organik ve insan sağlığına zararı olmayan her türlü yemelik ve içmelik ürünü imece ile yaptıklarını belirten Neziha Kalyoncu, “Kış günü yeme içmeye para vermeyiz. Yaptıklarımızı tüketiyoruz. Bu sayede aile bütçesine de büyük katkı yapmış oluyoruz. Diğer yandan yaz günü yetişen bir meyve veya sebzeyi
de kış günü yemek ayrı bir keyif. Ocak-şubat ayında saman içerisinden çıkarılarak yenen kavun, karpuz veya armut insana hoş bir duygu yaşatır” dedi. Kalyoncu, kırsal kesimde yaşayan biri olarak yaptıklarından şehirde yaşayan eşe dosta da tadımlık vermenin de ayrı bir mutluluk kaynağı olduğunu kaydetti.
Tarhana yapan Ayten Ağırman da biber, domates, soğan, yoğurt ve unu karıştırarak bir dizi işlemden geçirerek hazırladığı tarhananın ise kışın vazgeçilmezleri arasında olduğunu sözlerine ekledi.