Kıl dönmesine ameliyatsız çözüm

Kozlab firması tarafından patentli, Doktor, Eczacı ve Mühendislerden kurulu Türk Uzmanları tarafından 1999 yılından beri üzerinde çalışılan Pilonol Kıl Dönmesi Ürünü Eczaneler ve İlaç depolarına / sağlık sektörünün kullanımına sunulmuştur. Binlerce kıl dönmesi hastası Pilonol L25 Losyon ve Pilonol Tamamlayıcı Bakım Seti kullanarak sağlığına kavuşmuştur.Pilonol L 25 Losyon ve Pilonol Tamamlayıcı Bakım Seti , “Kıl Dönmesi Tedavisinde Polifenol Yöntemi” patenti ile Dünyada ilk ve tek olma özelliğini taşımaktadır. Pilonol adlı ürünümüz, Almanya’da Dermatest Klinik Laboratuarlarında yapılan Safety & Pozitif Dermatolojik testlerden geçmiş , insan sağlığına zararlı herhangi bir kimyasal yapı taşımadığı tespit edilmiş ve TC Sağlık Bakanlığı İlaç Eczacılık Genel Müdürlüğü’nden gerekli yasal izinler alınmış ve ruhsatı çıkarılmıştır. Klinik kullanımının etkinliği ile ilgili çalışma Op. Dr. H. Mete AKSOY (Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi) ve Uzm. Dr. Berna AKSOY (Dermatoloji) tarafından retrospektif olarak hazırlanarak European Journal of Dermatology dergisinde Temmuz 2010 sayısında yayınlanmıştır. ( Bağlantı için: http://www.john-libbey-eurotext.fr/en/revues/medecine/ejd/e-docs/00/04/59/BD/resume.phtml) . Bu makalede 192 hasta üzerinde yapılan klinik çalışmalarda %86,5 başarı elde edilmiştir.

Kozlab bu konudaki araştırmalarını hız kesmeden devam ettirmektedir.

Kozlab tarafından hazırlanan “CERRAHİ GİRİŞİM SONRASI KULLANILMAK ÜZERE YIKAMA ÇÖZELTİSİ GELİŞTİRME” , Tubitak tarafından onaylanarak, İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekan yardımcısı Prof. Dr. Yıldız Özsoy katkıları ile yürütülen proje 2012 yılında piyasaya sunulacak.Kıl dönmesi sorunun tedavisini kısa sürede gerçekleştirmeyi ve nüksü ortadan kaldırmayı amaçlayan proje Eczacılık ve Tıp dünyasına damgasını vuracak.

Aynı zamanda Doğu Marmara Kalkınma Ajansı tarafından İlaç Üretim Tesisi projesi kabul edilmiştir.Bu proje ile KOZLAB çalışmalarını daha kaliteli ortamda gerçekleştirmeyi hedeflemektedir.

Sadece ülkemizde değil tüm Dünyada ses getirecek ve bu konuda ülkemize hem itibar hem de döviz getirecektir. Yıllardır emek ve sermaye yoğun sektörlerden şikayet ettiğimiz bir ortamda konumuzda ilk olarak bilgi yoğun bir ürün geliştirmenin gururunu yaşıyoruz.

Bildiğiniz üzere Kıl Dönmesi (Pilonidal Sinus) hastalığı toplumda oldukça sık görülmektedir. Özellikle çalışma (oturarak, hareketsiz vs. çalışma) ve beslenme alışkanlıklarından dolayı daha fazla insan bu hastalıkla karşılaşmaktadır. Tıp tarihinde bu hastalık ile ilgili pek çok tedavi seçeneği geliştirilmiştir. Yine bildiğiniz üzere Pilonidal sinüsün 1833’de ilk olarak Mayo ve arkasından Anderson tarafından tarif edilmesinden zamanımıza kadar geçen sürede, ameliyattan sonra tekrarlamaları da içine alarak irdeleyen birçok tedavi yöntemi literatürde yer almıştır.

Pilonidal Sinüs hastalığının çözümünün sadece ameliyat olmadığı ortaya çıkmıştır. Günümüze kadar pratikte doktora ilk gidildiğinde teşhis kıl dönmesi ise ilk önerilen çözüm ameliyat olmuştur. Bugüne kadar ameliyattan farklı olarak fenol ve gümüş nitrat (AgNO3) çözeltileri gibi antiseptik maddelerle tedavi yapılmaya çalışılmış ama problemin patofizyolojik durumundan ve bu maddelerin kimyasal yapısından kaynaklanan nedenlerden dolayı Pilonidal Sinüs tedavisinde bu tür maddelerin tedavi edici olma özelliği hayli zayıftır. .

Pilonidal sinüs (kıl dönmesi) yapılan araştırmalara göre en verimli çağlarında bulunan genç erkeklerde % 28 oranında görülmektedir. Rahatsızlık meslek seçmemekle birlikte daha çok üniforma, iş elbisesi kullananlarda, öğrencilerde ve uzun süre oturarak çalışmak zorunda kalan kişilerde daha sıklıkla görülmektedir.

KIL DÖNMESİ

Pilonidal Sinüs (kıl dönmesi) sinsi gelişen bir yapıya sahiptir. Uzunca bir süre vücutta hiç bir belirti vermeden ilerlemektedir. Teşhis konulabilecek noktaya gelindiğinde ise problemli bölgede ağrı, kokulu akıntı ve kaşıntı şeklinde kendini belli etmektedir . Hasta genellikle bu durumda doktora başvurduğunda kıl dönmesi teşhisi konulmakta ve tedavi olarak ameliyat önerilmektedir. Bu noktaya gelmiş hastalık vücut için sürekli bir enflamasyon odağı olmakta bu da vücudun diğer organlarına (kalp, böbrek, karaciğer) zarar verebilmektedir. Yapılan müdahale sonucunda hasta problemli bir ameliyat süreci geçirmekte, ameliyatın başarı oranı hastalığın patolojik durumuna göre düşük olmaktadır. Hasta ameliyat sonrasında ciddi bir tedavi zamanına ihtiyaç duymakta ve nüks oranı yüksek olmaktadır. Bu tarz cerrahi yöntemler kişiye ekonomik külfet olduğu gibi kişi sosyal hayatından uzak kalmakta ve genel ekonomiye de ciddi işgücü kaybı olarak yansımaktadır. Hangi yöntem olursa olsun pilonidal sinüsün tedavisinden sonra nüksün gerçekleşmesi, psikolojik sıkıntıya neden olmakta ve değişik rahatsızlıklara sebebiyet vermektedir. Diğer yöntemlerde pilonidal sinüsün nüksü çoğunlukla tedaviden sonra 9.cu aylarda olmaktadır. Pilonol Kıl Dönmesi Ürünü tüm bu olumsuzluklara çözüm olarak uzun zamandır laboratuvarlarımızda ARGE si yapılmış ve Pilonidal Sinüs için tek alternatif çözüm olabileceği ortaya çıkmıştır. Kullanım kolaylığı sağlaması nedeniyle herhangi bir merkeze ihtiyaç duyulmadan kendi kendine kullanılıyor olması hasta açısından da önemli bir avantajdır.

GÜNDE BİR KEZ KULLANILIYOR

Sıvı bir ürün olan ve sadece günde bir kez kullanılan Pilonol L 25 ve Pilonol Tamamlayıcı Bakım Seti ile tüm bu sıkıntılı süreçler ortadan kalkacaktır. Pilonol’ün içeriğinde olan Polifenoller, Pilonidal sinüs tedavisinde alternatif çözüme yardımcı olacaktır. Polifenoller bitkilerden elde edilen doğal biopolimerlerdir. . Mikroorganizmaların yok edilmesi safhası ve hasarlı dokunun onarılmasıyla 2 farklı yönden hastalığın bertarafı için etki göstererek görevini yerine getirmektedir. Polifenoller tıpta başta kanser olmak üzere astım, bronşit, barsak enfeksiyonları, bronşit, AIDS, epilepsi, sedef hastalığı, sarılık, grip ve keratit gibi hastalıklarda başarıyla kullanılmaktadır. Dünyada bu konularla ilgili pek çok akademik çalışma mevcuttur.