Kadınlar için cep telefonsuz çıkmak ayakkabısız çıkmak gibi

Kadınlara göre evden telefonsuz çıkmak ayakkabısız çıkmakla eşdeğer haline geldi, kaza veya aile içi şiddet durumunda hemen ‘Alo‘ diyebilmek en büyük özgürlük oldu. Vodafone’un Haziran-Aralık 2011 döneminde gerçekleşen Teknolojide Kadın Hareketi Araştırması kapsamında, 16 ilde, 15-65 yaş arası bin 607 kadınla görüşüldü. Bu kadınların 754’ü cep telefonu kullanmayan, 853’ü ise cep telefonu kullananlardan oluştu. Türkiye’de mobil teknolojilere erişimde ortaya çıkan cinsiyet farklarının, kadınların cep telefonu kullanma pratiklerinin ve karşılaştıkları engellerin haritasını çıkarmak hedefiyle gerçekleştirilen araştırma sonucunda, “Türkiye’nin Mobil Teknolojilerindeki Cinsiyet Ayrımının Kapatılması: Zorluklar ve Fırsatlar” başlıklı bir rapor oluşturuldu. Rapora göre, kadınlar için cep telefonu kullanmanın sağladığı faydalar, yüzde 87 ile kaza- felaket gibi acil durumlarda, yüzde 73 ile aile içi/dışı şiddet-taciz gibi tehlikeler karşısında kendilerini güvenli hissetmeleri oldu.

KORUMA ANLAMINA GELİYOR

Araştırma sonuçlarını yorumlayan Vodafone Türkiye Pazarlama İletişimi Direktörü Gizem Keçeci şunları söyledi: “Kadınlar cep telefonunun sağladığı faydalar arasında güvenliğin ardından, koca ve çocuklarla kurulan iletişim ve arkadaşlar-dış dünya ile bağlantı halinde olmayı üçüncü sıraya koyuyor. Öte yandan mobil telefon kullanan kadınlar, telefonlarını var oluşlarının kaçınılmaz bir parçası olarak algılarken, “Mobil telefonum olmadan evden ayrılmak, ayakkabılar olmadan çıkmak gibi bir şey” fikrinde birleşiyor. Rapora göre mobil telefon, kullanıcılar ve kullanıcı olmayanlar için aynı şekilde kendini güvende hissetme/koruma ve özgürlük anlamlarına gelirken, mobil teknolojilere en yüksek erişimi olan işgücüne katılan kadınların dörtte birinden fazlası (yüzde 26,2) mobil teknolojilerin, işlerini daha iyi yapmalarında kendilerine yardımcı olduğu konusunda hemfikir. Bu oran, yüzde 32,3 ile kadınların girişimci olduğu durumlarda daha yüksek. İşgücüne katılanların üçte birinden fazlası (yüzde 37,2) mobil teknolojilerin, iş ve aile arasında daha etkili uzlaşma sağlamalarına yardımcı olduğunu
düşünüyor.

Fatura ödeyecek gelirin olmaması engel

– Kadınların cep telefonu kullanmama nedenleri arasında birinci sırada maliyet faktörü geliyor; cep telefonu satın alacak ve faturaları ödeyecek gelirleri olmadığını ifade ediyorlar.

– İkinci sırada kadınların günlük yaşantılarının ev ve mahalle içine kısıtlı olması yer alıyor. Araştırmaya katılan kadınlardan yüzde 55’i, yakın mahalle dışında, toplu ulaşım ya da araçla yolculuk gerektiren mesafelere gidemediklerini söylüyorlar.

– Kadınların üçte birinden fazlası -genç kadınlar dışında- aile ve arkadaşlarının yüz yüze temaslariçin ulaşılabilir olduğunu ve mobil telefona gereksinim olmadığını belirtiyorlar.

– Cep telefonu kullanımına yönelik ‘ihtiyacım yok’ algısıyla, ‘yüksek maliyetli’ algısı birbirini besliyor.

Türkiye’de 7.5 milyon kadın cep telefonu kullanmıyor

– GSMA araştırmalarına göre, dünyada kadınların cep telefonu kullanma oranı erkeklere göre 300 milyon daha az. (Afrika’da % 23, Ortadoğu’da % 24 ve Güney Asya’da % 37 oranında daha az).

– Türkiye’de mobil servis abonelerinin sayısı 65 milyona ulaştı.

– 2011 yılında Türkiye’de kadınların yaklaşık üçte biri bilgisayar ya da internet kullanırken, erkeklerde bu oran yarıdan fazla.

– En az bir cep telefonu sahibi olan hane halkı oranı, 2004’te yüzde 54 iken, 2011’de yüzde 92’ye yükseldi.

– Cep telefonu sahiplik oranı, kırsal kesimde yüzde 88, kentsel kesimde yüzde 94.

– Türkiye’de erkeklerdeki cep telefonu sahiplik oranı yüzde 91,1 iken, kadınlarda bu oran yüzde 70,2 düzeyine iniyor

– Türkiye’de 15-65 yaş arasındaki kadınların yüzde 30’u cep telefonu kullanmıyor. Bu oran, sayı olarak tahminen 7,5 milyona denk geliyor. Aynı yaş grubundaki erkeklerde cep telefonu kullanmama oranı ise sadece yüzde 9.

‘Çığ etkisiyle’ on binlerce kadına ulaşma hedefi var

Çarpıçı araştırmada bir de örnek var;
“Cemre 25 yaşında ve İstanbul’da yaşıyor; bir oto tamircisiyle evli ve 2 yaşında bir kızı var. Evlendikten sonra, kocasının isteği üzerine işini bırakmak zorunda kalmış.

Kocasının kazandığı paranın büyük bir kısmı kiraya gidiyor, bu nedenle geçinmekte zorluk çekiyorlar. Uzaktan öğrenimle lise eğitimini tamamlamak ve bir işe girmek istiyor, ama kocası buna izin vermiyor. En büyük endişesi ise aynı babası ve kayınpederinin yeniden evlenmek için eşlerinden ayrıldıkları gibi, kocasının da kendisini terk etmesi. Kocasının kendisini terk etmesi halinde, kendisinin ve kızının geçimini ne şekilde sağlayacağı konusunda kaygıları var. Cemre evden çok az çıkıyor, günün büyük bir kısmını ev işleri ve kızıyla meşgul olarak geçiriyor. Yakın mahallelerdeki akrabalarını ve arkadaşlarını ziyarete gidiyor ancak kocası evden tek başına çıkmasını istemiyor. Hatta acil alışveriş ihtiyaçları durumunda bile ev telefonundan kocasını arayıp ona sipariş veriyor. Cemre, genellikle evde olması nedeniyle cep telefonuna ihtiyaç duymadığını ve o masrafı karşılayamayacağını söylüyor. Bir cep telefonu alacak olsa bile, bunun sadece acil durumlarda kendisini daha güvende hissettireceğini ifade ediyor.”

Vodafone Türkiye Pazarlama İletişimi Direktörü Gizem Keçeci, “Cemre’nin hikâyesi, kadının ev ve çevresinde bulunması nedeniyle cep telefonunun gereksiz olduğu algısının; aslında ekonomik kısıtlamalar, erkeğin kadın üzerindeki kontrolü ve algılanan maliyetlerle ilişkili olduğunu gösteriyor. Vodafone Türkiye olarak, Cemre ve onun gibileri ‘kurtaramayacağımızı’ ancak onlara güç verebileceğimize inanıyoruz” dedi.

Aylin LÖLE