Kadın güzelliği için seviliyorsa erkek parası için sevilmez mi

Bir kadın güzelliği için seviliyorsa, neden bir erkek parası için sevilmesin? Daha doğrusu sevilmesine sevilir de, bunu açık etmek, bir kadın için neden ayıp olsun?

Marilyn Monroe’nun Erkekler Sarışınları Sever’de sarf ettiği dahiyane cümle aşağı yukarı böyleydi.

Tabii Marilyn endamında olunca, sersem suratlı bir zengini iç güzelliği için sevmediğini itiraf etmek daha kolay.

Kimse itiraf etmese de, aşk hayatında para erkekler açısından geçerli bir sermaye. Peki ya iş hayatında yükselmenin sermayesi ne?

London School of Economics’ten Prof. Catherine Hakim’e göre yakışıklılık. Yakışıklılığın erkekler için sosyal olduğu kadar ekonomik getirisi de olduğunu söylüyor. Eğer eğlence âleminde filan değilse, “yakışıklılığı sayesinde mesleğinde yükselmiş erkek” diye bir kavram yoktur aslında. Kadınların tersine erkeklere böyle yaftalar yapıştırılmaz.

Catherine Hakim’in iddiası ise erkeklerin iş hayatında erotik sermayelerini bal gibi kullandığı, daha yüksek kazanca çevirdiği ve kadınların bu alanda fena halde geride kaldığı şeklinde. İşte bu nedenle erkek ve kadınların mesleki pozisyonları arasında, kapatılması gereken bir cinsellik uçurumu bulunduğundan dem vuruyor.

Hoş, şık, alımlı ve parlak kadınlar erotik sermayelerini açığa vurmaktan çekinmesin. Utanacak birşey yok, erkekler zaten almış yürümüş. Fiziksel malını mülkünü çüretkârca ortaya seriyor. Yakalamak için harekete geçmenin zamanıdır. Diyor.

Yani eğer erotik sermayen varsa, konuşmanla, yürüyüşünle, saç stilin ve giyim kuşam tarzınla bunu göstermekten çekinmeyeceksin. Çünkü alımlı hallerin açma-kapama düğmesi yoktur. Neticede zekânı da, bir açıp bir kapatamazsın, değil mi?

İyi de bu ayrımcılığa girmiyor mu? Yani çirkinlerin erotik sermayeleri olmadığına göre… “Girsin” diyor Catherine Hakim; hayatın kendisi ayrımcılık zaten. İyi lokantalar, kötü lokantalar, akıllılar ve salaklar, güçlü ve iktidar yoksunu politikacılar arasında ayırım yapıyoruz da, güzel ve çirkinler için neden yapmayalım? Bireysel değerler ve üstün karakter adına güzelliği karalayan feministlere aldırmayın. Diyor.

Tabii şişmanları da unutmamak lazım. Hakim’in araştırmalarına göre şişman kadınlar işyerinde daima cezalandırılıyor, ince kadınlardan daha az kazanıyorlar. Yani şöyle bir paradoks çıkıyor; güzel kadınlar para kazanmaya gelince, yakışıklı erkekler ile aynı oranda ödüllendirilmiyor. Ancak alımsız ve hımbıl olduğu için pekâlâ cezalandırılıyor.

ÇİRKİNLERE ADİL DÜZEN

Catherine Hakim’e göre hiç problem değil. Hayatın cilvesi bu. Salaklar da cezalandırılmıyor mu? Daha zeki olanlar bunun avantajını elde etmiyor mu? Daha yakışıklı politikacılar, çekiciliğinin karşılığını oy sandığında bulup, ödüllendirilmiyor mu?

Ve bu en çok Amerika’da oluyor. Obezler ile zayıflar, çirkinler ve çekiciler arasındaki uçuruma kafayı takmış durumdalar. Onun için de plastik cerrahiye yılda 10 milyar dolar harcıyorlar.

Teksas Üniversitesi’nden Prof. Daniel S. Hamermesh’in New York Times’ta bir makalesi yayınlandı geçenlerde. Adam 20 yılını, güzelliğin nasıl paraya tahvil edilebildiğini araştırmaya vermiş, kitaplarını yazmış. Bir kere güzelsen şahsen daha çok kazanıyorsun, zengin eş buluyorsun. Güzeller, çirkinlere göre hayatı boyunca ortalama 230 bin dolar daha fazla para yapabiliyor. Hamermesh’e göre de erkeklerin dış görünümü iş hayatında kadınlara göre daha etkili oluyor.

Müşteri daha çekici görünen tezgâhtarı tercih ediyor, mahkemede jüri üyeleri çekici avukatları daha bir can kulağıyla dinliyor; öğrenciler de daha çekici profesörleri.

Eh bu şartlarda çirkinlerin piyasadaki şansı azalıyor. Hamermesh, bu adaletsizliği gidermek için çirkinlerin de aynı dini ve etnik azınlıklar ile engelliler gibi yasal koruma altına alınmasını öneriyor. Engelliler Yasası’na bir-iki madde eklenmesi, çirkinlerin İstihdamda Fırsat Eşitliği Komisyonu’ndan yardım alması suretiyle güzel-çirkin ayrımcılığının üstesinden gelinebileceğini söylüyor.

Peki kimin çirkin olduğuna kim karar verecek? “Kolay” diyor: “Bir grup güzel insan içinde hangisinin daha güzel olduğunu sorarsan farklı yanıtlar alırsın. Ama en çirkin konusunda herkes hemfikir olur.

Profesör, çirkinlere adil düzen için çözüm öneniyor da şöyle bir sorun var: Kim kendisini çirkin ilan edip hakkını aramaya kalkışır? Uyanık avukatlar, çirkinlik endeksinden kaybedilen 230 bin dolarları müvekkilleri adına kapmak için kitle davaları açarsa, çirkinler de mutlaka ortaya çıkar. Diyor.

Ayşe Özek Karasu – Habertürk