Kaç kadın daha ölmeli

Sadece son birkaç ayda medyaya yansıyan kadın cinayetlerine baktığımızda erkeklerin cinayetlerini namusla ya da akli dengeye sahip olmamasıyla açıklamaya, böylece haksız tahrik indiriminden faydalanmaya ya da cezadan kurtulmaya çalıştığını görüyoruz Ülke geliştikçe bu suçların ortadan kalkması gerekiyor. Türkiye gelişiyor… Ya insan? İnsan gelişmiyorsa… Bir ülkenin gelişimi kadınların ölümüyle doğru orantılıysa…

Cinayetlerin sebebi genellikle aynı, kıskançlık, gurur, namus… Peki piercing taktırdığı için öldürülen kadın ne uğruna öldürülmüş oluyor? Namus mu? Kıskançlık mı? Gurur mu? Bu cinayetlerin temel sebepleri erkeğin eğitimsizliği, toplumsal dayatmalar, erkeğin toplum içerisindeki ‘erkeklik’ rolü gibi daha temel, derin incelemeler yapılması gereken konulardır.

Şiddetin dozu giderek artıyor

Ankara’da Kasım ayında öldürülen Nejla Yıldız, ölümünden bir ay önce katili hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. Ayşe Paşalı eski kocasının kendisini ölümle tehdit ettiğini belirterek koruma kararı aldırmaya çalışmış ancak talebi boşandığı için kabul edilmemişti. Mahkeme katil koca İstikbal Yetkin’inin kızlarına silah gösterip “Annenizi öldüreceğim” sözlerini tehdit saymadı. Ruhsatsız silah cezasını “Tekrar suç işlemez” diye erteledi. İstanbul’da Arzu Yıldırım’ı, imam nikâhlı kocası, hakkında suç duyurusunda bulunduktan iki gün sonra öldürdü. Hakkındaki dilekçe karakola henüz ulaşmamıştı. 

Biri boşanmak isteyen, diğeri cilveli saat soran, öteki piercing takan, bir başkası beyaz tayt giyen, yine bir başkası da sevişmek istemeyen eşini öldürdü. Cinayetler hep kadın cinayetleri. Hepsinin ölüm gerekçeleri farklı görünüyor, ama aslında aynı. Bu kadınların hepsi, kadın oldukları için ve cinsiyet rollerinin dışına çıktıkları için öldürüldüler.

Ölünce peşimizi bırakıyorlar mı? Asla.

Çok değil geçtiğimiz haftalarda yitirdiğimiz Defne Joy Foster’ın ölümü sonrası yaşanan,söylenen,yazılanlar biz kadınları bir kez daha ürkütmedi mi? Defne’nin ölümü bir cinayet değil sebebi her neyse kendiliğinden gelen bir ölüm. Ama bu ölüm bize bir kez daha bu ülkede kadın olmayı sorgulattı. Türkiye’de kadın olarak yaşamayı ve kadın olarak ölmeyi. Ve yine unutmaya yüz tuttuğumuz ya da kanıksadığımız bir başka utanç davası barış gelini Pippa Bacca’nın tecavüze uğrayarak öldürülmesidir. Öldürüldüğünde gündeme bomba etkisi yaratarak düştü. Bu olay diğer ölümlere göre uluslararası bir prestij davası olarak da görüldüğünden, gazetelerin 3. sayfalarında değil, manşetlerde “önemli” muamele gördü.

Yeter demek için kaç kadının daha öldürülmesini bekliyoruz

Yolda, iş yerinde, evinde,çocuklarının gözü önünde, evlerinde, kamusal alanlarda, mücadelelerinde şiddetin çeşitli biçimlerine maruz kaldığı ortada. Fiziksel,ekonomik,sözel,psikolojik şiddet gören kadın yetmiyor, öldürülüyor! Ve her ölümde sustuğumuz için, cezalandırmadığımız için hepimize pay düşüyor, polise,doktora,savcıya,muhalefete,hükümete,evimizde oturmuş bu haberleri izleyen,yeter demeyen yada sadece yeter diyip elini taşın altına koymayan,baskı oluşturmayan, bu haberleri her gün izlemeyi tercih eden,izledikçe kanıksayan bizlere…  Birgün bizim de kurban olmayacağımızın garantisi yok.

En temel hakkımız ”yaşamak” değil mi?

Sadece kadın değil, ülkemizde bugün her kesimden, her yaş grubundan insan cinayete hedef olabiliyor ancak en haksız, en vahşi cinayetlere çok yoğun şekilde hedef olanlar ne yazık ki her yaştan kadınlar oluyor. Her gün ülkemizin şurasında, burasında birkaç kadın töre cinayetlerine, karşılıksız aşk ve kıskançlık cinayetlerine, kadının tek taraflı ayrılma isteğine tahammülsüzlük cinayetlerine kurban gidiyor. Çok sayıda kadın tacize, tecavüze maruz kalıyor ve araksından hunharca öldürülüyor. Kadın cinayetleri büyüyor. Kadın bugün en kutsal, en temel insan hakkı olan can güvenliğinden yoksun. Türkiye’de bir kadınla evli veya evlilik dışı birliktelik yaşayan bir erkek bir gün ayrılmaya karar verir ve bunu uygularsa bunun için hiçbir bedel ödemez. Bu davranışın hiçbir riski yoktur. Çünkü o erkektir; isterse ayrılır, isterse terk eder… Toplumda bu eyleme gizli bir onay hazırdır. Kadın, erkeğin istememesine rağmen tek taraflı olarak evliliği veya birlikteliği bitirmeye veya eşini terk etmeye kalkışırsa bunun bedelini hayatıyla ödemektedir.