Dr. Öz: Siz çocuğunuzu büyütürken

Dr. Mehmet Öz, hayatı her an her türlü değişikliği açık, azgın bir nehir olarak nitelendiriyor. Çocuksa bu nehirde yolculuğa çıkan biri. Bu yolda en büyük görev, çocuğuna kılavuz olan ebeveynlere düşüyor.

Dr. Mehmet Öz’le sohbetimizde yeni kitabı ‘Siz Çocuğunuzu Büyütürken’den bahsetmek istiyorum. Bu kitap, her ne kadar okul çağına kadar çocukları olanlar için yazıldıysa da içinde o kadar çok pratik bilgi barındırıyor ki eminim herkesin işine yarayacak.

Mehmet yanılmıyorsam yedi senedir farklı konuları işleyen kitaplarınla okuyucularına güncel bilgiler sunuyorsun. Niye bu sene, senin tabirinle “İlk nefesten ilkokula kadar” yaştaki çocukları seçtin?
Hasan, anne babaların çocuklarını yetiştirirken ebeveynliğin zorluklarına karşı koymak için bilmeleri gereken pek çok önemli teknik mesele olduğunu düşündü. Bu yaşlardaki çocukları yetiştirenlere yol göstermek istedik bu kitapla. Kitap aslında bir sorun çözme rehberi değil, çok daha fazlası, akıllı ebeveyn olmayı öğretiyor.

Akıllı ebeveynle neyi kastediyorsun, her anne babada ebeveynlik zaten içgüdüsel olarak yok mu?
Haklısın ama bir de şu açıdan bak: Evet, ebeveynlik içgüdüseldir ve bu durum çoğunlukla çok işimize yarar. Akıllı ebeveynlikle kastettiğimse bu içgüdüsel yeteneklere ilave olarak bilinçli kararlar verebilmek. Bilinçli ve doğru kararlar yerine göre hem çocuğun hem anne babanın ömrünü etkileyebilir. Bir düşün, karar verme süreci daha ilk anlarda başlıyor. Örneğin “Çocuğa meme mi vermeli, biberonla mı beslemeli?” ilk kararlardan biri. Bir başka örnek hangi aşıları, ne zaman yaptırmalı olacak. Bir çocuğu hayat yolculuğunda hayal etmek, uzun ve nasıl akacağı belli olmayan bir nehirde kayıkla ilerlemek gibi, her an, her türlü değişikliğe açık bir yolculuk. Size burada kılavuz olarak kayığın yönünü ve suyun akış hızını ayarlamak düşüyor. Çocuğunuzsa arkasına yaslanıp, siz dahil etrafında olan her şeyi izleyerek öğreniyor. Ve bir gün gelecek bu nehirde akıntıya karşı da kürek çekip, dümen kullanmayı öğrenecek.

İlginç bir benzetme Mehmet. Şöyle bir düşününce, düzensiz ve hırçın akan bir nehirde anne babanın rolünün ne kadar önemli olduğu bir kez daha net bir şekilde anlaşılıyor.

Peki bu yolculukta ulaşılmak istenen hedef ne olmalı?
Anne babanın ulaşmak isteyeceği hedef, yolcuyu en iyi şekilde nehirde dümeni devralabilecek kadar ileri götürmek. Bu teslim süreci bazı haller için, örneğin tuvalet eğitimi için çok küçük yaşlarda başlar. Hedefiniz, çocuğunuzun yetişkinliğinde alacağı hali oluşturan tüm özellikler, beceriler, tavırlar, duygular ve davranışlar. Şurası kesin ki çocuğunuzun varacağı nokta, seçeceğiniz rota ve tuatacağınız yolla yakından ilişkili. Ama sözleriniz değil, eylemlerinizdir önemli olan. Bir noktayı da unutmamak lazım, sizin isteklerinizin çocuğunuzuna uygun olmayabileceği, dolayısıyla sinyalleri doğru değerlendirip onu doğal olarak gitmek istediği yere yönlendirebilmenin önemli olduğu.

Mehmet, çok derin düşüncelere daldırdın beni. Biliyorsun benim kızım bu bahsedilen yaşlardan çok çok büyük. Kendimi bir an huzursuz hissettim seni dinleyince, bizler de belki hiç farkında olmadan ne yanlışlar yaptık kızımızın nehir yolculuğunda. Bize göre kızımız dünyanın en iyi evladı ve mutlu bir yaşamı var. Acaba dümeni başka türlü tutsaydık, rotayı başka türlü çizseydik onun için daha mı iyi olurdu diye düşünmemek de elde değil, bu anlattıklarından sonra.

Haklısın Hasan, insan geriye bakınca hep “Acaba” diyor, bu nedenle zamanında doğruları yapabilmek çok önemli.

Doktor Hasan İnsel