Dior: İş kadını yüksek topuklar üzerinde güçlüdür.

Christian Dior, vücudu saran elbiseleri, göğüs dekolteli ceketleri, vazo etekleri, yüksek ökçeli seksi ayakkabılarıyla lüksün ve cazibenin sembolü. Dişiliği ön plana çıkaran koleksiyonları elegant şıklıktan hoşlanan kadınların başını döndürüyor.

Fatoş Çobanlı Rosenberg’in onuruna verdiği davette dünyada marka bilinirliği en yüksek şirketlerden Dior’un Dünya Başkanı Sydney Toledano’yla tanıştım. Tam 17 yıldır Dior’u yöneten Toledano aslında içimizden biri. Annesi Türk musevilerinden, Gelibolu doğumlu. Maima’de yaşayan, Amerikan aktrislerinin evini dekore eden Fatoş Çobanlı Rosenberg’in kızkardeşi Ayşe Jourdan, Dior’un Amerika operosyanlarını yönetiyor.

Ayşe ve Fatoş kardeşler annelerinin rahatsızlığı nedeniyle yaklaşık 5 aydır Türkiye’deler. Sydney Toledano ve dünya güzeli eşi Katia Toledano, İngiliz ayakkabı markası Jimmy Choo’nun ortaklarından Robert Bensoussan’la birlikte, arkadaşları Çobanlı ailesini ziyarete geldiler. Toledano’yla tatilini geçirdiği Bodrum’da buluştuk. O gece, Kuum 29’da dans eden şık giysiler içindeki yabancıların çokluğu Türkiye’nin gerçekten farklı bir noktaya ulaştığının teyidi gibiydi. Toledano da gece boyunca bu konunun altını çizdi. ‘Türkiye özellikle son üç yılda inanılmaz gelişti. Şu servise, ambiyansa bakar mısınız?‘ dedi.

Givenchy’nin tasarımcısı kesin değil

Dans eden Türk kadınlarını çok özgür bulan Toledano da daha fazla dayanamayıp dansa durdu! Moda kulislerinde Dior’in bugünlerde Givenchy’nin baş tasarımcısıyla görüşme halinde olduğunu duymayan kalmadı. Ancak Toledano bütün ısrarlarıma rağmen bu konuda teyit vermeyip “Çalışacağımız ismi yakında açıklayacağız. Yeni bir tasarımcı seçmek evlenmek gibidir” demekle yetindi.
Bu konuşmadan anladığım henüz kesin bir karar verilmediği. Göcek’e açılacak teknelerinde yaptığımız sohbete Jimmy Choo’nun ortağı ve Fatoş Çobanlı da katılınca ortaya çok sesli bir görüşme çıktı.

* Nasıl hissediyorsunuz, Bodrum’da?

Büyülendim. İnsanından, yemeklerden, iklimden, doğadan. Bodrum, çok büyülü.

* Her gelen üst düzey yabancı bayılıyor. Ancak biz hep varlıklı olmayan turistlerle baş başayız. Lüksün saray katını yöneten birisi olarak bize neyi yanlış yaptığımızı söyler misiniz?

Ülkelerin hayatları da insan hayatı gibidir. Bazı şeyler adım adım oluyor. Zamanı geliyor ve bir bakıyorsunuz ki oluvermiş. Türkiye inanılmaz gelişti. Son üç yılda bir şeyler oldu bu topraklara. Katıldığım partilere, lük restoranlara bakıyorum. İnanılmaz. Sofistike restoranlar, otellerin sayısı arttıkça sözünü ettiğiniz kesim daha çok gelecek. Bence gelmeye başlamış durumdalar da zaten…

Türk kadını çok elegan

* Türk kadını sizce abartılı giyiniyor mu?

Hayır, hayır. İnanılmaz eleganlar. Dior dişiliği öne çıkaran bir markadır. Türk kadınının vücut hatları buna çok uygun. Bu kadar hoş kadını Paris’te görmedim. Dün gece Kuum 29’da gördüğüm kadınların çoğu dans ediyordu, çok elegan ve özgürdüler. Bizim belden oturtmalı, dar kesimli ceketler, vücudu saran kıyafetlerle Türk kadınının vücut özellikleri çok örtüşüyor. Kıyafetleri çok güzel taşıyorlar. Türk kadını abartılı değil. Rus kadını daha abartılıdır. Ama onlar da öğreniyorlar. En hızlı öğrenenler ise Çinliler.

* Türkiye pazarı nasıl?

Türk kadını ve erkeği güzel görünmeyi ve dışarı çıkmayı seviyor. Restoranlar dolu, Bodrum’da sürekli partilere katıldık. Bu dinamizm, potansiyel oldukça eminim daha çok büyüyeceğiz. Ve Türkiye’de orta sınıf da zenginleşiyor. Güzel ve kaliteliyi almak istiyor. Amerika’daki operesyonlarımızı bir Türk, Ayşe Jourdan yönetiyor. Türkiye’ye, 1999’da Beymen grubuyla girdik. Lüks dünyanın nereye gittiğini bilen güçlü bir ortakla doğru bir giriş yaptık. Çok memnununuz Türkiye pazarındaki büyümeden.

Carla Bruni istisna

* Kadın giyiminde neye dayanamazsınız?

Babetler… Kadınlar kesinlikle babet giymemeli. Dansçıysanız okey ama kadın ince, şık topuklar üzerinde olmalı. İnce uzun topuklu bir kadın ayakkabısından daha baştan çıkarıcı, feminen bir aksesuar düşünemiyorum. Kadın kadın gibi gözükmeli.

* Öyle diyorsunuz ama Carla Bruni sürekli babet giyiyor?

O çok uzun boylu. Uzun boylu kadınları bu kuralın dışında bırakabiliriz. Ben genel prensipten bahsediyorum.

* Bir kadında dikkat ettiğiniz ilk şey nedir?

Ayakkabı! Moda en çok kadının davranışlarında gizlidir, zerafet, bakış kendini taşıması. Kadın kendi modasını yaratır.

Dişiliği geri getirdi

* Kadınlar neden Dior’u çok sevdi?

Christian Dior, ikinci dünya savaşı yıllarında kadınlara dişiliklerini geri verdi. Çok kışkırtıcı bir kafası vardı ve tasarımlar da öyle oldu. Savaş öncesinde ve sırasında moda daha minimalistti. Bu yüzden feminenlik istiyordu. Dişiliği ön plana çıkaran elbiseler ve ceketler yaptı. Biliyorsunuz feminizm zamanlarıydı, görüntü çok önemli değildi. Gösterişli bustiyerler, incecik beller, uzun etekler.. Dior’un koleksiyonu moda dünyasına ‘New Look’u getirdi. Ultra lüks ve ikonik bir marka yarattı.

GALLIANO’YU İKİ DAKİKADA KOVDU

* Karşımda oturan siz modanın dahi çocuğu Galliano’yu kovan adamsınız…Kovma kararını kaç dakikada verdiniz?

İnsanlığa, soykırıma, çalışanlarımıza, soykırım kurbanlarına, markamızın geçmişine bir görev olarak yollarımızı hemen ayırdık. Bu konu bizim için artık geçmişte kaldı. Görüntüleri gördüğümde 2 dakika içinde aldım o kararı.

* Yeni tasarımcı için kararınızı verdiniz mi? Dünya moda çevreleri bu haberi bekliyor?

Çok yakında açıklayacağız. Belirli görüşmeler yaptık. Yeni bir tasarımcıyla çalışmak evlenmek gibidir. Tasarımcının markayla aynı çizgide olması gerekir. İyi bir markanız, muhteşem bir tasarımcınız olabilir. Ama çizgiler örtüşmüyorsa o evlilik yürümez.

DIOR’UN ERKEK KOLEKSİYONU YAKINDA GELİYOR

* Hâlâ Dior erkek koleksiyonu yok Türkiye’de. Erkeklerimizin vücut hatları mı uymuyor Dior’a! Neden bu gecikme?

Bir duyum mu aldınız acaba? Çünkü erkek giyimini de çok yakında getiriyoruz. Dior erkek bölümü 1970’lerde kuruldu. Önceleri çok slim (dar) modellerle başladık. Bedenlerimiz, 30 – 35 – 40 yaşındaki erkekler için uygun değildi çok fazla. Ancak zaman içinde diğer bedenlere de girdik.
Şu anda her bedeni giydirebiliyoruz. Bu arada Türkiye’ye yakında ev dekorasyon bölümü de geliyor.

KATE MIDDLETON’IN AYAKKABICISI DA GELDİ

Açıldığımız teknede dünyada en çok arzu edilen markalardan İngiliz Jimmy Coo’nun ortaklarından Robert Bensoussan da vardı. Jimmy Choo’daki yüzde 51’lik hissesinin son bölümünü de iki ay önce satarak, İngiliz L.V Bennett ayakkabı markasını satın aldı. Marka, Cambridge Düşesi Kate Middleton’un giydiği neredeyse tek ayakkabı markası. Bütün yurtdışı gezilerinde bu marka vardı ayağında. Kız kardeşi Pippa ise markanın çantalarından vazgeçmiyor.

Gecenin gidişini ayakkabı belirler

* Günümüzde modadan biraz anlayan hangi kadına Jimmy Choo deseniz gözleri fıldır fıldır dönmeye başlar herhalde. Jimmy Choo nasıl böyle fenomen haline geldi?

Müthiş seksiler değil mi! Dünyada kadın tasarımcı tarafından üretilen tek ayakkabı markasıdır. Tek bir erkek dizaynır çalışmaz.

* Neden ayakkabı bunca önemli biz kadınlar için?

Biz erkekler için de öyle! Eğer bir kadın akşam yemeği davetinizi kabul edip gelmişse önce ayaklarına bakarsınız. İnce topuklarla gelmişse kendini cazibeli hissediyordur, Bu gecenin gidişatını da gösterir. Ayakkabı dış görüntüyü tamamen değiştirebiliyor. Bir jeani ince topukla giydiğinizde seksi görünürsünüz, düz topukla giydiğinizde ise spor. Aynı jeani giyip ayakkabıyı değiştirerek dört değişik görünüm yaratabilirsiniz. Ayakkabı verdiğiniz paraya değer.

* Jimmy Choo gibi bir şirketin hisselerini nasıl sattınız?

İş hayatında herşey satılıktır. Yeni bir marka satın aldım, L,V Bennett. 25 yıllık İngiliz ayakkabı markası. Kate Middleton Amerika, Kanada başta olmak özürü bütün dış gezilerinde sadece markamızı giydi. 100 tane mağazamız var. İngiltere dışında şimdi hızlı büyüyeceğiz. Jimmy Choo’ya göre daha klasik bir marka.

Göcek’in kilimleri Enrique’ye yastık

* Fatoş Hanım dünya jet-set’inin evlerini dekore ediyorsunuz. Stil kodlarınızı anlatır mısınız bize?

Uzun bir süre her odanın ayrı bir ev olarak tasarlandığı, birbirine köprülerle bağlandığı Asya tarzı evler yaptım. Şimdilerde Afrika stilini kullanıyorum dekorasyonda. Buna doğru bir yöneliş var. Beyaz hakimiyetindeki evlerin içine objeler koyuyorum. Tahta heykeller, objeler var benim stilimde. Türk kilimleri muhteşem, onları kullanmaya başladım. İznik tabakları topluyorum.

* Bordum’dan birşeyler aldınız mı dekorasyonda kullanmak için?

Göcek’ten kilimler aldım. Onlarla koca koca yastıklar yapacağım. Kilimlerden yatak arkalığı da yapacağım.

* Enrique Iglesias’ın evini de siz dekore ediyorsunuz? Onun evi için bir şey aldınız mı peki?

Kilimleri onun evinde de kullanacağım.

* Amerika’da iş yerlerini de dekore ediyor musunuz, yoksa sadece ev mi??

Butik çalışmaktan hoşlanıyorum. Ama büyük iş yeri projeleri de yapıyorum tabii. Belizze’de 43 tane evin dekorasyonunu yapıyorum. Aynı kompleks içindeki otel, marina ve restoranların dekorasyonlarını yapıyorum. 1964 yılında, 7 yaşındayken ayrıldım Türkiye’den. Bodrum inanılmaz bir tatil beldesi olmuş. Buralarda da bir şeyler yapacağım…

ANNESİ GELİBOLULU

* 17 yıldır Dior’un başındasınız. Rekabetin bu kadar yüksek olduğu moda sektöründe başta kalabilmek zor değil mi?

Genlerimde Dior var! Markayı hep hissettim. Çünkü annem hep Dior giyerdi. Çok feminen, elegan bir kadındı. Çocukluğum Dior’un beyaz kutularıyla dolu bir evde geçti. Kutulardan oyuncaklar yapardım. Annem Türktü, Gelibolu doğumlu. 1930’larda Çanakkale’den İspanya’ya göçmüş ailem. Kadının nasıl bir varlık olması gerektiğini annemde gördüm.