Benler kanser habercisi mi

Hayatımıza giren fiziksel ve kimyasal etkenlerin ve özellikle güneşin etkisiyle vücudumuzda giderek çoğalan benler ‘Malign melanom‘ adı verilen tür dışında yayılmayan, uzun süreler bile hayatı tehdit etmeyen ancak şekil bozukluğuna yol açan kanser türleridir. Uzmanlar benlerin kanserleşmesi yaygın bir fobi olduğunu ve Bu konuda bilgilenmenin önemli olduğunu vurguluyorlar.

Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanı Dr. Sait Çal, “Benlerin çıkması genetik olarak kodlandığından engellenemez, ancak ‘ben’ çıktıktan sonra kontrol edilebilir. Önceden varolan benlerde renk koyulaşması, birdenbire büyüme, kanama, etrafının kızarması, yakın çevresinde yeni küçük koyu benlerin çıkması veya şeklinin değişmesi, simetrisinin bozulması gibi değişimler görülürse doktara başvurulmalıdır.” dedi.

Benlerden kaynaklanmayıp direkt kanserleşen başka türde cilt kanserlerinin de bulunduğunun altını çizen Dr. Çal; “Bunlarında çoğu güneş etkisi ile ortaya çıkmaktadır. Genellikle burun ile, kulak memesine çizilen çizginin üst kısmında yer alırlar. Küçük ortası kabuklu, deriden kabarık veya çökük yaralardır. Bu yüzden özellikle bu bölgelerde iyileşmeyen yara var ise bu önemlidir ve deri hastalıkları uzmanına gidilmesi gerekir.” diye konuştu.

Ozon delinmesi ile artan güneş ışınlarından korunmanın gerektiğini belirten Sait Çal, Özellikle yazın, 6 aylıktan itibaren bütün yaşlarda bir güneşten koruyucu kullanılmalıdır. Güneşten koruyucunun faktörü ve önemi yaşla ve cildin beyazlığı ile artmalıdır. 20’li yaşlarda ve sonrasında koyu tenli kişilerin 15 faktörlü, açık tenlilerin 30 ve üstü faktörlü bir koruyucu kullanması sağlıklı olur. Bu da olası kırışıklıklardan ve güneş leke ve hasarlarından da koruyacaktır. Güneşten koruyucu seçerken kozmetik açıdan uygun olması için yağsız, genellikle losyon formunda ürün seçilmelidir.

GÜNEŞ IŞINLARINA DİKKAT

Mutluluk hormonlarını harekete geçiren, mutlu olmamızı sağlayan güneş ışınları, bağışıklık sistemimizi güçlendirirken, kemiklerimiz için de gerekli olan D vitaminini sağlar. Ancak güneşin, hayatımızı zehir edebilen yönleri de var. Bunların arasında güneş çarpması, deri lekeleri, güneş alerjisi, cilt kanserlerini sayılabilir. Güneşten koruyan ürünler bilinçli kullanılmalıdır. Erişkinler deri tiplerine göre farklı koruyan faktör içeren ürünler kullanırlar, ancak çocuklarda deri tipine bakılmaksızın yüksek faktörlü ürünler kullanılmalıdır.

Güneşten koruyan ürünler, güneşe çıkmadan yarım saat önce deriye uygulanmalıdır. Deriye yeterli miktarda ve kalınlıkta sürülmelidir. Güneşten koruyan ürünler deriye eşit miktarda yedirilerek ve gerekirse; sık havuza veya denize girmek, havlu ile kurulanmak ve terlemek gibi durumlarda gün boyunca uygulanmalıdır. Yüz, omuz, ense ve boyun gibi daha yoğun olarak güneş ışınlarından etkilenen bölgeler sürekli güneşten koruyan ürünler kullanılarak korunmalıdır. Tedavi amacı ile doktor tarafından verilen kimi ilaçlar (antibiyotikler, doğum kontrol ilaçları vb.) derinin güneş ışınlarına karşı duyarlılığını artırmaktadır. Bu durumda kişi doktorun önerileri doğrultusunda güneşten korunmalıdır.

AŞIRI BRONZLUK CİLT KANSERİNİ TETİKLİYOR

Son yapılan bilimsel araştırmalar, bronzlaşma ile cilt kanseri arasında doğrudan bir ilişki olduğunu ortaya koydu. Bu bağlamda yaz aylarında sağlıklı bronzlaşma yöntemleri konusunda kamuoyunu uyaran sağlık örgütleri, çocukların ve açık tenli kişilerin güneş ışığından korunması gerektiğine dikkat çekiyor. Kanser riski yanında güneş cildde erken yaşlanmaya neden olmaktadır. Uzun süren güneş banyoları, deride zaman içerisinde incelme, elastikiyetin bozulması (kırışıklık), kuruluk, pigmentasyon değişikliği, kılcal damarların belirginleşmesi, fotoyaşlanma ve deri kanserinin oluşma riskinin artmasındaki mekanizmadır. Deri kanserine yakalanan hastaların geçmişlerinde, özellikle çocukluk dönemlerinde iki veya üç kez ciddi güneş yanıklarına maruz kaldıkları görülmüştür. Körpe ciltlerin yüksek koruma faktörlü kremlerle, şapka ve giysilerle korunmaları şarttır.