Kanser tedavisine sanat desteği

Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Hastanesi, kanser hastalarının sosyal yaşamdan kopmadan tedavi olabilmeleri amacıyla kemoterapi ünitesini yeniden düzenledi. Hastalar bir yandan kemoterapi tedavisi görürken bir yandan da sanatsal faaliyetlere katılabilecek.

BASIN TOPLANTISINDA TANITILDI

”Prof. Dr. Mustafa Samur Kemoterapi Ünitesi” adıyla sağlık hizmeti vermeye başlayan merkez, AÜ Rektörü Prof. Dr. İsrafil Kurtcephe, AÜ Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Abdullah Erdoğan, Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Burhan Savaş ve Kemoterapi Ünitesi projesinin sorumlusu Doç. Dr. Mustafa Özdoğan ile Antalya Üniversitesi Tıp Fakültesinden bazı öğretim üyelerinin katıldığı basın toplantısıyla tanıtıldı.

SADECE TÜRKİYE’YE DEĞİL DÜNYAYA ÖRNEK OLABİLECEK PROJEYE İMZA ATILDI

AÜ Rektörü Prof. Dr. İsrafil Kurtcephe, kanser hastalığının her geçen gün biraz daha artma eğilimine karşılık, bu alanda yeni tedavi olanak ve yöntemlerinin hızla geliştiğine dikkati çekti. Üniversite olarak halkın beklentilerine uygun hizmet vermeye büyük çaba gösterdiklerini söyleyen Prof. Dr. Kurtcephe, bu bağlamda yalnızca Türkiye’ye değil, dünyaya örnek olabilecek projeye imza atarak modern bir kemoterapi ünitesini hizmete açtıklarını ifade etti.

Ünitede en son teknolojiyi insan boyutuyla birleştirerek sağlık hizmeti sunduklarını vurgulayan Prof. Dr. Kurtcephe, hastaların kapalı ve karanlık zemin katlarda değil açık ve ferah bir mekanda, müzik dinletisi, resim, cam işçiliği gibi sanat faaliyetleri arasında tedavi aldıklarını, hasta yakınlarının da bu sürece, onları üzmeyecek, incitmeyecek bir şekilde iyi bir ortamda katıldıklarını anlattı.

Prof. Dr. Kurtcephe, Ankara Onkoloji Hastanesi’nin ardından Türkiye’de teknolojisi en yüksek ikinci üniteyi hastanelerine kazandırdıklarını kaydetti.

ROBOTLAR SAYESİNDE İLAÇ İSRAFI YOK

AÜ Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Abdullah Erdoğan da kemoterapi ünitesinin sadece hastalara modern bir ortamda tedavi olanağı sunmakla kalmadığını, robotlar sayesinde ekonomiye de önemli katkı sağlandığını söyledi.

Doç. Dr. Erdoğan, ”Türkiye’de sağlık harcamalarının yaklaşık yüzde 40’ını ilaçlara verilen para oluşturuyor. Burada ilaçlar robotlar tarafından bir gram bile israf edilmeden hazırlanıyor. Kanser ilaçları yurt dışından geliyor ve genellikle pahalı. Robotlar sayesinde ilaç israfı olmadığı için ekonomiye önemli bir katkı da sağlanıyor” dedi.

Prof. Dr. Mustafa Samur Kemoterapi Ünitesi’nin oluşturulması projesinin sorumluluğunu üstlenen Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı öğretim üyelerinden Doç. Dr. Mustafa Özdoğan da, ünitede sadece tedavi uygulanmadığını, tedaviyle sanatı bir araya getirdiklerini söyledi.

Hastaların özel odalarda tedavi alırken, yakınlarının da internette kitap ya da gazete okuyarak vakit geçirebildiğini anlatan Doç. Dr. Özdoğan, bunun dışında iki müzisyenin canlı müzik yaptığını, cam sanatçısı eski bir hastalarının süsleme sanatının güzel örneklerini sergilediğini dile getirdi.

”Hasta yakınları da hasta kadar etkileniyor” diyen Doç. Dr. Özdoğan, tedavi sırasında uygulamaya koydukları sosyal programların Türkiye’de bir ilk olduğunu belirtti. Doç. Dr. Özdoğan, ”Hastalar da resim yapıyor. Cam sanatçımız var. İnternet, bilgisayar, kitaplık, gazeteler ve güzel bir bahçeye sahibiz” diye konuştu.

Toplantıda söz alan diğer öğretim üyeleri de, üniteye adını veren ve genç yaşta kanser hastalığı yüzünden 2008 yılında yaşamını yitiren Prof. Dr. Mustafa Samur’un, son dört yılda yaşadığı sıkıntıların, kendilerine bu ünitenin hazırlanmasında özendirici olduğunu anlattı.

Bir kanser hastasının yaşadığı şehirden, kültüründen ve ailesinden uzakta tedavi almasının ne denli yaralayıcı ve güç olduğunu en derinden hissettiklerini ifade eden öğretim üyeleri, Prof. Dr. Mustafa Samur daha yaşarken tüm onkoloji ekibi olarak hizmet kalitesinin nasıl yükseltilebileceğine ilişkin sorgulayıcı bir davranış içine girdiklerini ve bunun sonucu bu üniteyi oluşturduklarını kaydettiler.

 

AA